Kolay kilo vermek için beyninizi yönetin

Uzun süredir diyet yapıp ancak bir türlü kilo verememek ya da kilo verilse de kısa sürede geri almak pek çok kişinin sorunu… Bu sorunun beynimizden kaynaklanabileceğini belirten Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz, ‘’Her şey beyinde başlar sözü çok doğrudur. Beyin diyete karşı bir organdır. Kilo vermeye çalıştığınızda size bir süre sonra tepki verecek, bu da zayıflamanızı engelleyecektir” dedi ve diyet yaparken beyni kontrol altında tutma yollarını şöyle sıraladı:

Prof. Dr. Derya Uludüz

İŞTE EN ETKİLİ FORMÜLLER

Beyni doğru yöneterek ideal kilo ve sağlığa kavuşmanın formülleri şöyle sıralanabilir:

1 – Bırakın vücudunuz beyninize yetişsin: Yavaşlamak, bedenimizin beslenmeyle ilgili neye ihtiyacı olduğunu anlamanın en iyi yollarından biridir. Vücut aslında doyma sinyalini beyinden yaklaşık 20 dakika sonra gönderir. Genellikle sevdiğimiz besinleri hızlıca tüketmek ve tıka basa yemek için can atarız. Oysa yavaşlarsak, vücudumuza beyne yetişmesi ve sinyalleri duyması için bir şans verebiliriz. Yavaşlamanın basit yolları arasında yemek yerken oturmak, her lokmayı 20 kez ya da daha fazla çiğnemek, lokmalar arasında çatalı bırakmak sayılabilir. Masada oturarak yemek de çok önemli. Midemizde beynimize doyma uyarısı gönderen  bir sinir var ve bu sinir ancak oturduğunuzda tam olarak midede baskıyla devreye giriyor. Yemeğin 20’inci dakikasında da ‘beyne doydum’ sinyali göndererek sizi uyarıyor. Böylelikle oturarak daha erken doyma sinyali alıp masadan kalkarsınız. Yani doyduğunuzu erken hissedecek ve yediğiniz yemeğin miktarının azaldığını görürsünüz. Ayaktayken ya da uzanmış bir halde TV seyrederken atıştırdığınızda doyma sinyali beyninize çok geç ulaşır.

2 – Vücudunuzun size özel açlık sinyallerini keşfedin: Acıktığınızda duygusal bir isteğe mi yoksa gerçekten bedeninizin ihtiyacına mı yanıt veriyorsunuz? Genellikle önce zihnimizi dinleriz ancak birçok farkındalık uygulamasında olduğu gibi önce bedenimizi dinleyerek daha fazla doğruyu keşfedebiliriz. Stres, üzüntü, hayal kırıklığı, yalnızlık ve hatta sadece can sıkıntısı gibi her birimiz için farklı olabilecek duygusal sinyaller aldığımızda hemen bir şeyler yemek yerine bedenimizin sesine kulak vermeliyiz. Midemiz mi gurulduyor, enerjimiz mi düşük, başımız mı dönüyor ya da vücudumuz susuz mu kalmış? İşte bunları dikkate almalıyız. Gerçek beslenme aslında vücudumuzun açlık sinyallerini derinlemesine dinlemektir.

3 – Bilinçli yemek için bilinçli bir mutfak düzeni kurun: Sezgisel olmayan yani beyin gücüyle olmayan yemek yemenin bir yolu da, yemeklerimiz ve atıştırmalıklarımız hakkında bilinçli bir şekilde düşünmek yerine dolaplara bakarak göz gezdirmek, rastgele zamanlarda ve yerlerde yemek yemektir. Bu neyi ne kadar yememiz gerektiğine dair sağlıklı ipuçları geliştirmemizi engeller ve beynimizi yanlış yemek yeme yöntemlerine alıştırır. Elbette hepimiz zaman zaman atıştırırız ancak tutarlı zamanlarda ve yerlerde atıştırmak ruh halinize ve uykunuza yardımcı olacağı gibi hem zihin hem de vücut sağlığımızı artıracaktır. Dolayısıyla mutfağınızda sağlıksız gıdalar ve atıştırmalıklar bulundurmayın. Geç saatlerde mutfağa girmemeye, uykudan 3 saat önce yemek faslını bitirmeye bakın.

4 – Tabağınıza dikkat edin: Dikkati dağılmış şekilde başka işlere konsantre olarak yemek vücudumuzun ihtiyaç ve isteklerini derinlemesine dinleyememenin sebebidir. Hepimiz sinemada patlamış mısır alıp, filmi izlerken atraksiyonlara daldığımızda ne zaman bittiğini fark etmeyiz bile… Televizyon ya da bilgisayar karşısında yemek yerken de benzer durumu yaşarız. Dikkatimiz dağıldığında, vücudumuzun yemek ve diğer ihtiyaçlarla ilgili sinyallerini dinlemek zorlaşır. Bir sonraki öğününüzde, aynı yemeği ekranlar ya da dikkat dağıtıcı unsurlar olmadan sadece yemek yemeyi deneyin. Böylelikle yemekleri daha ölçülü tüketirsiniz.

5 – Motivasyonunuzu keşfedin: Duygusal olarak rahatlatıcı yiyecekler yemekle besleyici yiyecekler tüketmek arasında fark var ve bu da başka bir zor dengedir. İlk sezgisel mantıkla yiyeceğiniz brokoli salatasını düşünün. Düşünmeden önce size cazip gelmeyebilir. Ancak yavaşlar, sezgisel düşünme fırsatı bulur ve brokoli gibi sağlıklı yiyecekler yerseniz kendinizi daha iyi hissedersiniz. Daha sağlıklı ve çok çeşitli gıdalarla beslenmeye çalıştıkça, zevk veren sağlıksız gıdalara aşırı düşkünlük göstermezsiniz. Böylelikle fazla kilolardan da kurtulursunuz.

Beyin açlığı tehlike olarak algılar

Diyet yaparken genellikle açlık süreleri uzar. Eğer saatlerce aç kalırsanız beyniniz bunu bir tehlike olarak algılar ve sistemini değiştirir. Belki biraz göbek ya da kalça yağlarınızın eridiğini fark edersiniz ama beyin ‘bana besin çok kısıtlı geliyor en iyisi biraz kıtlık moduna geçeyim’ der ve metabolizmanızı yavaşlatarak hali hazırda vücuttaki besini daha dikkatli kullanmaya başlar. Diyete başladıktan bir süre sonra da beyin o kadar isyan eder ki kendinizi bir gece mutfakta çikolatalı kek yerken buluverirsiniz. Aslında farkındalık yani beyin gücüyle beslenme sizi zayıflatacaktır. Beyinde açlık ve tokluk hormonlarını kontrol edip dengelediğinizde zaten vücut kendini tamir edecek ve kilonuz da dengelenecektir. Özetle beyini kontrol ederek; sağlıklı kalmak, huzurlu olmak, zihni korumak ve zayıflamak mümkün.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x